Geçtiğimiz günlerde yetmiş sekiz yaşında aramızdan ayrılarak Fatih Camisi haziresine defnedilen Türkiye ve dünya tarihinin en önemli isimlerinden Profesör Doktor İlber Ortaylı sevenlerini yasa boğdu. Usta tarihçinin vefatından kısa bir süre önce yakın dostu gazeteci Fatih Altaylı tarafından sunulan bir internet programına konuk olduğu anlar izleyenlere oldukça duygusal anlar yaşattı. Fatih Altaylı kendi video kanalında yayımladığı bu son yayını ağlamaktan izleyemediğini ifade ederek değerli bilim insanının hastalığı sürecinde yaşadığı fiziksel zorlukları tüm kamuoyuyla paylaştı.

Cezaevi Ziyaretindeki Saygı ve Unutulmaz Anılar

Program sırasında Fatih Altaylı geçmişte cezaevinde kaldığı zorlu dönemde usta tarihçinin kendisini ziyaret etmesinin içeride adeta bir bayram havası yarattığını detaylarıyla anlattı. İnfaz koruma memurlarından cezaevi müdürlerine kadar oradaki herkesin bu değerli isme gösterdiği derin saygının ülkenin geleceği adına kendisine büyük bir umut kaynağı olduğunu vurguladı. Ülkesine ve bilime adanmış koca bir ömrün toplumun her kesiminde nasıl bir yankı bulduğu ve insanların bir aydına nasıl hürmet ettiği bu anılarla bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.

Titreyen Eller ve Yürek Burkan Son İtiraflar

Yayının sonlarına doğru ilerlerken usta tarihçinin sağlık durumunun ne kadar ağırlaştığı ve bedeninin ne denli yorgun düştüğü açıkça izlenebiliyordu. Kameralara doğru titreyen ellerini çaresizce gösteren değerli bilim insanı sadece titrediğini ve bu durumun geçeceğini bildiğini ancak ne zaman ve nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikri olmadığını belirterek ekran başındaki izleyenleri gözyaşlarına boğdu. Bu samimi ve acı dolu itiraf bir devrin kapanışının en dokunaklı sahnelerinden biri olarak hafızalara kazındı ve sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından paylaşılarak büyük bir yankı uyandırdı.

Türkiye İçin Yeri Doldurulamaz Bir Kayıp ve Geride Kalan Miras

Koca bir ömrü arşivlerde kütüphanelerde ve amfilerde geçiren eşsiz tarihçinin bu son görüntüleri onun sadece bir akademisyen değil aynı zamanda halkın kalbine taht kurmuş bir bilge olduğunu bir kez daha kanıtladı. Hastalığının getirdiği tüm fiziksel zorluklara rağmen son anlarına kadar bilgi üretmeye ve fikirlerini toplumla paylaşmaya gayret eden usta isim ardında sayısız kitap makale ve yüzlerce başarılı öğrenci bıraktı. Onun aramızdan ayrılışı sadece akademik camia için değil tüm ülke için yeri kolay kolay doldurulamayacak devasa bir boşluk yarattı.